Bekleme Ekranından Çık
Thumbnail
  • 01.01.2022

YEŞİL YEMYEŞİL BİR KENT:

BURSA

 

Marmara Bölgesi'nin Güney Marmara Bölümü'nde, Mamara Denizi'ne yaklaşık 20 km kıyısı olan ve Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti olmuş olan bir kentteyim bu ay, Bursa’da. İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra 4. büyük şehir Bursa’dır. Ya da yeşili bol olduğu için daha çok kullanıldığı adı ile: Yeşil Bursa.

 

Şehrin ismi Bitinyalılara dayanıyor. Bitinya kralı İkinci Prusias tarafından kurulduğu için şehre Prusias denilmiştir. Türkler şehri fethedince de Bursa olmuştur.

Burası doğal ve tarihi zenginlikleri ile ünlü ekonomik yönden de oldukça gelişmiş bir sanayii kenti.

 

Gelelim tarihine: M.Ö 3.yy da Bitinyalılar ve Prusiaslılar tarafından kurulan kentin ilk adı Prusa idi. Homeros bölgeden Mysia diye söz etmektedir. M.Ö 88 yılında Pontus Kralı, Bitinya’ya saldırarak yenilgiye uğratınca, bölgeye Romalılar egemen olmuştur. Bu dönemdeki adı ise ‘Prusa Olympıum’dur. Roma İmparatoru Theodosius ölünce İmparatorluğu iki oğlu arasında paylaştırmıştır. Bursa da Doğu Roma (Bizans)İmparatorluğu sınırlarında kalmıştır. Roma döneminde şehir imar edilmiştir.955 yılında Halep’teki Hamedanlılar Bursa’yı ele geçirip 23 yıl buraya egemen olmuşlardı. Türklerin şehri fethi ise 1080 yılındadır. Selçuklu Sultanı olan Süleyman Şah Kutalmış’ın İznik’i alarak devlet merkezi yapmasının ardından Bursa’yı da fethetmiştir. Bursa, Osmanlı döneminde de çok önemli bir merkez idi.

Bursa’da gezilecek o kadar çok tarihi mekân var ki, ben bunlardan Ulu Camii ile başladım. Burası Bursa’nın Ayasofya’sı olarak adlandırılan bir muhteşem camii. 1396-1399 yıllarında Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmıştır. Burası Türk-İslam tarihinin en eski camileri arasında yer almaktadır. Rivayete göre Yıldırım Bayezid Haçlılarla yaptığı Niğbolu Savaşı'nı kazandıktan sonra 20 cami yaptırmak iste. Bu isteğini damadı olan Emir Sultan’a söyler. Emir Sultan ise 20 cami yerine 20 minareli cami yaptırmasını söyler. İşte Ulu Cami Niğbolu savaşından elde edilen ganimetlerle yaptırılmıştır. Ulu Cami'de beni en çok etkileyen şeylerden biri caminin iç duvarlarındaki muhteşem Hüsn-ü hat sanatı oldu. 21 hattat tarafından yapılmış toplam 45 levha ve 87 duvar yazısı mevcut camide.

 

Bursa’da bir diğer görkemli ve tarihi yer ise, Bursa’nın en güzel hanı olarak bilinen Koza Han.  Burası da 1490 yılında İkinci Bayezid tarafından İstanbul’daki yapılarına bir kaynak oluşturması amacı ile yaptırılmıştır. Han iki katlıdır. Üst katta 50 alt katta 45 adet olmak üzere toplam 95 odası vardır. Bu odalar günümüzde ipek ve ipek ürünleri satan dükkânlar olarak kullanılıyor. Hanın bahçesi bence Bursa’nın en güzel yerlerinden birisi. Burada isterseniz çay ya da kahve içerek dinlenebilmeniz için oturma yerleri konulmuş.

 

Bir diğer önemli yer ise Yeşil Türbe, Yıldırım Bayezid’in oğlu Sultan Mehmet Çelebi tarafından 1421 yılında yaptırılmış bir ünlü türbe burası. En önemli özelliği, Osmanlı mimari yapıları içinde bütün duvarları çini ile kaplı olan tek türbenin burası olmasıdır. Gerçekten de mozaikler ve çini süslemeleri türbeyi muhteşem bir yapı haline getirmiş.

Bursa’da ismini her duyduğumda hayretle karşıladığım bir semt var: "Çekirge". Öğrendim ki, Osmanlı döneminde bu bölge çekirge istilasına uğradığı için bu isim verilmiş. Çekirge'de ünlü Karagöz ve Hacivat’ın mezarları da bulunuyor.

Bursa’da bir de oldukça tarihi ve görkemli Kapalıçarşı bulunuyor. Heykel semtinde bulunan Kapalıçarşı tekstilci ve kuyumcuları içinde barındırıyor.

 

Bursa’ya gidip de İskender kebabı, İnegöl köftesi, kestane, kestane şekeri ve Kemalpaşa tatlısı yemeden dönülmez. Bende bunları yemeden dönmedim.

 

Tarihi ile muhteşem lezzetli mutfağı ile Bursa gerçekten çok güzel bir kent. Bursa’yı görmelisiniz çünkü orada Tarih-zaman ve mekân nasıl iç içe geçmiş bunu hissetmelisiniz. Yazımı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o muhteşem "Bursa'da Zaman" şiirinin birkaç dizesi ile bitiriyorum. Bir şiir bir kenti bu kadar güzel nasıl tasvir edebilir? İşte yanıtı  bu satırlarda…

 

BURSADA ZAMAN

Bursa’da bir eski cami avlusu,

Küçük şadırvanda şakırdayan su,

Orhan zamanından kalma bir duvar,

Onunla bir yaşta ihtiyar çınar,

Eliyor dört yana sakin bir günü,

Bir rüyadan arta kalmanın hüznü,

İçinde gülüyor bana derinden,

Sanki bir hatıra serinliğinden,

Ovanın yeşili. Göğün mavisi,

Ve mimarilerin en ilahisi,

Bir zafer müjdesi burada her isim,

Yekpare bir anda gün, saat, mevsim

Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın

Hala bu taşlarda gülen rüyanın…..

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği