Bekleme Ekranından Çık
Thumbnail
  • 10.07.2022

Yeni Zelanda’nın bayrak uçuran havayolu

“AIr New Zealand”ın kökleri

 

Bugün UTED okuyucularına yaşadığımız coğrafyadan çok uzaklardaki bir coğrafyada havacılığın gelişme evrelerinde kurulan bir havayolundan, Yeni Zelanda Havayolları’ndan bahsetmek istiyorum. Yeni Zelanda, Avustralya’nın batısında yer alan bir ada ülkesi ve Avustralya gibi İngiliz Milletler Topluluğu’nun (Commonwealth of Nations) bir üyesi.

 

İkinci Dünya Savaşı devam ederken, 10 Nisan 1940'da  İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda arasında Londra'da ''Tasman Denizi Anlaşması” adı altında bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmayla, Avustralya ve Yeni Zelanda arasındaki Tasman Denizi'nde  posta, uçakla yolcu ve kargo taşımacılığı yapacak bir havayolu oluşturulması tasarlandı. Bu havayoluna, “Tasman Empire Airways Limited” (kısaca TEAL) adı verildi. TEAL, Yeni Zelanda’nın günümüz ulusal bayrak taşıyıcı Air New Zealand’ın öncüsü oldu.

Yeni havayolunun hisseleri, %20 Yeni Zelanda Hükümeti, %19 Union Airways, %23 Qantas ve %38 BOAC-British Overseas Aircraft Corporation arasında paylaştırıldı. TEAL’in ilk uçuşu 30 Nisan 1940’da, Yeni Zelanda-Auckland ile Avustralya-Sydney arasında yapıldı. TEAL’in iki adet “Short S-30” uçan teknesinden (suya inip kalkan uçak) biri olan Aotearoa ile Yeni Zelanda’dan İngiltere’ye gidecek postalar Sydney’e teslim edildi. Posta, İngiltere’ye götürülmek üzere ise Sydney'de  Qantas/BOAC tarafından işletilen Empire Air Mail Scheme adlı posta şirketine verildi.

Yeni Zelanda ile İngiltere arasındaki bu havayolu rotası, İtalya’nın İkinci Dünya Savaşı’na girmesi ile yalnızca 6 hafta sürdü. İtalya savaşa girdiği için, Akdeniz rotasıyla İngiltere’ye hava postası göndermek imkânsız olmuştu. İngiliz Hükümeti, Yeni Zelenda ve Avustralya’dan İngiltere’ye posta göndermenin çözümünü “At Nalı Rotası” formülünde buldu. Uçan tekneleri kullanarak posta, Sidney’den, Singapur-Kahire rotası ile Güney Afrika Durban’a gidecek, ardından BOAC, Short Empire C Sınıfı S-23 ve S-33 uçan tekneler ile postaları Durban’dan İngiltere’ye götürecekti. Bu uçaklar, İngiltere’de Short Brothers tarafından üretilen 4 motorlu Uçan Tekne-Flying Boat adıyla anılıyorlardı. Bu kadar uzun ve meşakkatli bir rota, Yeni Zelanda ve Avustralya’nın İngiltere ile mektuplaşmasının önemini anlatmaya yetiyordur. Sanırım bu yolla gönderilen bir mektup bir aydan önce alıcısına varamıyordu.

Operasyondan sonra TEAL, Auckland ile Sydney arasındaki haftalık uçuş sayısını ikiden üçe çıkardı. Ayrıca, Auckland ile San Francisco arasındaki Pan Am uçuşunu kullanarak Amerika Birleşik Devletleri ile hava bağlantısı kuruldu. Ancak, 7 Aralık 1941’de Japonların Pearl Harbor’ı bombalamasının ardından bu Pan AM uçuşları da durduruldu. TEAL, operasyonlarının ilk yılında 130 adet Trans-Tasman uçuşu ile 1.461 yolcu taşıdı.

TEAL-Tasman Empire Airways Limited 1950’de yeni rotalara başlıyor

Auckland-Sydney uçuşlarının başarısının ardından Wellington ile Sydney arasındaki uçuşlar, 3 Ekim 1950’de başladı. Bir ay sonra TEAL, British Commonwealth Pacific Airlines’dan bir DC-6 uçağı kiraladı ve bu uçağı Yeni Zelanda-Christchurch ile Avustralya-Melbourne arasında 6 saat 35 dakikalık uçuşlarda kullandı. 1954’te TEAL’in filosuna yeni bir DC-6 daha eklendi.

1951 yılında Auckland’dan Tahiti’ye uçmak isteyen TEAL, Tahiti’nin başkenti Papeete’de uçak pisti bulunmadığından, Suva-Fiji, Cook Islands, Tahiti aktarmalı uçuşlar için ZK-AMP tescil isimli Catalina uçan tekneyi kullanmaya karar verdi. 16 Eylül 1960’ta TEAL, dünyanın en uzun uzun menzilli uçan tekne uçuşlarından biri olan Coral Rota uçuşunu yapmaya başladı. 5.000 millik bu Coral Rota hava yolculuğu inanılmaz gibi ama tam 2,5 gün sürüyordu. Yeni Zelanda’dan Tahiti’ye tatil yapmaya giden yolcular tatil sürelerinin en az 5 gününü hava yolculuğuna ayırmak ve herhalde bir servet ödemek zorundaydılar.

TEAL sonunda “Air New Zealand” oluyor

TEAL Trans-Tasman ve daha sonraki Coral Rota uçuşlarına özgü şeylerden biri de, bu uzun yolculuklarda uçaktaki ekip ve yolculara verilecek yemeklerin uçakta sıfırdan pişirilmesiydi. 1950’li yılların teknolojisinde bunu nasıl yaptıkları ilginç olmalı. Yemekleri pişirmek için motorlardaki jeneratörlerin (doğrusu DC üreten Dinamo olmalı) ürettiği elektrikten yararlanan elektrik ocağının mı yoksa gaz ocağı gibi bir aletin mi kullanıldığını merak ettim.

Savaşın sona ermesinin ardından TEAL, savaş sırasında hemşirelik eğitimi almış kadınları, uçakta olası bir acil bir durumda yararlı olacağı düşüncesiyle, uçan teknelerinde kabin memuru olarak işe aldı. TEAL’in hostes kıyafetleri, askeri üniformaları hatırlatan bir görünüme sahipti. 1961’de TEAL, Fransız haute couture Christian Dior’un tasarladığı hostes üniformalarını kullanmaya başladı.  1961’de Yeni Zelanda Hükümeti, Qantas’ın elindeki hisseleri satın alarak TEAL’i, %100’ü Yeni Zelanda Hükümetine ait bir havayolu haline getirdi. Şirket, 1 Nisan 1965’te, bir Douglas DC-8’i hizmete alırken, TEAL’in yani Tasman Empire Airways Limited’in adı, günümüzde halen var olan Air New Zealand olarak değiştirilmiş oldu.

Kaynak: https://simpleflying.com/tasman-empire-airways-limited-history/

 

 

 

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği