Bekleme Ekranından Çık

Özgürlüğünüzün sıradan bir uçak kapısının arkasında olduğunu söylesem ne düşünürdünüz? Kimilerinin korkup son anda vazgeçtiği, kimilerinin de heyecanla sıranın kendisine gelmesini beklediği insanlar var, bizimle aynı yeryüzünde yaşayıp, aynı gökyüzünü paylaşan.

 

Onlar ;
• maceracı ruhlarına yenik düşerler,
• hayatlarının ritmini bir anda altüst ederler,
• kalp atışlarını, kulaklarında duymak isterler,
• havada bile kaplarına sığamazlar ve yalnızca
birkaç dakikalığına bile olsa dünyadayken yerçekimine inat, uzay yürüyüşü denemeleri yapabilen insanlardır, serbest paraşütçüler.

 

Onlar için, zaman bazen çok kısa, bazen de bitmek bilmeyen bir kavram demektir. Sıradan ve biraz da yükseklik korkusu olan bir uçak yolcusu, seyir esnasında “bu kapı ya açılırsa ne olur?” diye korku dolu düşüncelere kapılırken, bir paraşütçü, kapının açılması için saliseleri bile sayar.


Havacılık aşkı, can damarlarında gezinip duruyorsa, kendini ona teslim etmekten zor alıkoyarsın. Kimi insanlar vardır, sırf etrafındakilere gövde gösterisi yapmak adına bu tür tehlikeli sporları tercih ederler fakat onların sonu maymun iştahlılıklarına yenilmekten öteye hiç gitmemiştir.


Kimileri de ruhlarını hep özgür bırakmanın peşinde, türlü türlü yollara başvurup, kendilerini mutlu etmeye çabalarlar. Sonucu, elbette haz duygusunu derinlemesine yaşamalarıdır.


Kendimizi bir bıraksak, yeryüzünden çok gökyüzümüz var. Yukarıda ne limit var, ne de metrekare hesabı!
Uçaktan kendini boşluğa bıraktığında, sorunlarını da unutursun, gözyaşlarını da! Serbest olan eylemler; çığlık atmak ve heyecandan tir tir titremek! Kolay mı peki bu duyguları bir anda yaşamak? Hem de çok kolay, öyle çok bir şartı yok. Hem pilot olmak zorunda da değilsiniz. Takılırsınız bir pilotun peşine, sonra ver elini gökyüzü! Mevzu tandemse, tandem bu sporda da var.


Serbest paraşütçü olmak ya da tandem atlayışı yapmak için nelerin gerekli olduğunu elbette paylaşacağım. Sırf siz kafanızda büyütüp, korkmayın diye baksanıza konuyu nerelerden nerelere getirdim...
Atlamak isteyenlere sesleniyorum… Haydi okuyun! Buradan sonrası tam sizlik!


Paraşütle Atlama Ne Demektir?
Paraşütle atlama, pek tabii ki, hava araçlarından çıkış yapılarak boşluğa ve belirli bir yükseklikte de paraşütü açarak yavaş bir şekilde ya da süzülerek yere inilen bir havacılık sporudur!
Hava aracından çıkışla ve paraşütün açılması arasındaki zaman dilimine serbest düşüş adı verilir. Atlanılan yüksekliğe göre, hiç serbest düşüş yapmadan da paraşütü açmak gerekebilir.


Serbest Paraşüt Malzemeleri Nelerdir?


• Kanat (Paraşüt): Çeşitli ebat ve performans yapılarında, açılış şokuna dayanıklı naylon malzemeden imal edilmiş, fren ipleri ile kumanda verilebilen, alt ve üst iki kumaş yüzeyin dik kumaş ve duvarlar aracılığı ile birbirine dikilerek, cell cell dediğimiz hava alıkları ile aerofoil bir yapıda oluşturulmuş; kanat adını verdiğimiz paraşüttür.


• Harness (Kuşam): Tıpkı size daha önceki sayıda bahsettiğim, yamaç paraşütündeki gibi, paraşütçüyü askı ipleri ve taşıyıcı kolonlar ile kanata bağlayan, üzerinde ana paraşüt, yedek paraşüt, kılavuz paraşüt ve açma sistemlerini bulunduran kuşam ve çanta tertibatıdır.

 

• Yedek Paraşüt: Ana paraşüt açılmadığında veya açılan paraşüt taşıma özelliğini kaybettiğinde paraşütçünün hayatını kurtarmak için tasarlanmış, yine aynı ana paraşüt yapısında ve şeklinde ikinci paraşüttür. Bu paraşüt kesinlikle yedek katlama işlemini iyi bilen profesyonel katlayıcılar tarafından itina ile katlanır ve kesinlikle açılır. Açılmama oranı hemen hemen hiç yoktur.


• Rasıt: Ana paraşütü hava basıncı ve hızı sayesinde harnessten çekip almak için paraşütçü tarafından boşluğa bırakılan, çok küçük çapta (50 ila 70 cm. arasında değişen), paraşüt açma paraşütüdür. Kılavuz paraşüt düşüş sırasında boşluğa el veya yay sistemi ile bırakılır, düşüş hızının yüksekliği sayesinde çekme gücü kazanan kılavuz paraşüt (rasıt) çanta kapaklarını tutan pimi yerinden çıkartır ve içinde paraşüt olan navlakayı çekip alarak, paraşütün açılmasını sağlar.


• Otomatik Açma Mekanizması (Cyprus): Paraşütçünün yedek paraşütü açma girişiminin başarıya ulaşmaması, havada bayılması veya yedek paraşütü açmada gecikmesi durumunda hıza ve basınç değişikliğine bağlı olarak otomatik bir sistem yedek paraşütün açılmasını sağlar.


• Atlayış Gözlüğü: Yüksek süratte düşüş sırasında paraşütçünün gözünü şiddetli hava akımından ve tozdan koruyan gözlüktür.


• Atlayış Başlığı: Çeşitli tipleri mevcuttur; deri başlık, yarım kask veya full face denilen tam kapalı başlık. Full face başlığın camlı yapısı sayesinde atlayış gözlüğü takmaya gerek yoktur.


• Altimetre: Kola takılan yükseklik ölçme cihazıdır. 

 

Serbest Paraşütçü Olmanın Yolları Nelerdir?


Bizim ülkemizde serbest paraşütü öğrenmenin iki farklı metodu vardır.
• Static Line: Türk Hava Kurumu (THK) tarafından kurs, ücretsiz olarak verilmektedir. 5 gün süreli kursun sonunda 1.200-1.500 feet (366 – 457 m) arasında bir yükseklikten tek bir atlayış yaparsınız. Paraşütünüz uçaktan atlarken, uçağa bağlı bir ip yardımıyla otomatik olarak açılır. Başlangıç kursunu alıp devam etmek isteyen paraşütçüler, bir sonraki seviye olan, tekamül kurslarına devam edebilirler.


• AFF (Accelerated Free Fall - Hızlandırılmış Serbest Düşüş): Dünyada da en çok tercih edilen ve en hızlı paraşüt öğrenme metodu budur. Eğer bu sporu hızlıca öğrenmek istiyorsanız almanız gereken eğitim AFF’dir çünkü öğrenci kısa sürede kendi başına atlayabilecek hale gelir.

 

Paraşüt, yalnızca çılgınlık mıdır?


Bu sorunun cevabını biraz geçmişten bahsederek vermem gerekiyor. Bu mucizevi fikrin kökü taa Çin’e kadar uzanmaktadır. Günümüzdeki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leanorda da Vinci"nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa"da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.


Lenomand 4.5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.


Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre- Jackques Garnerin"e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş, İngiltere"de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını 1.000 metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere"de 2.400 metreden atlamıştır.


Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri"nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.


I. Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.

 

I. Dünya Savaşı"nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı"nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardır.

 

Sayılarla Serbest Paraşütçülük
Serbest Paraşüt ile ilgili sayısal bilgiler
Bu konuda önünüze düşündürücü veriler getirebilirim. Şöyle ki ;


• Serbest düşüşün uzunluğu hava aracından çıkılan yüksekliğe ve serbest düşüş sırasıda paraşütçünün vücut hareketlerine bağlı olarak uzayıp kısalır. Tandem atlayışlarda 10.000 feet’ten (3.048 m) yapılıyorsa 30 saniye, 12.000 feet’ten (3.658 m) yapılıyorsa yaklaşık 40-45 saniye serbest düşüş şansı olur.


• Paraşütçüler serbest dalış sırasında yaklaşık saatte 200 km’yi bulan hızlara ulaşırlar.


• Serbest paraşüt dikkat ve eğitim gerektiren ekstrem bir spordur. İlk bakışta çok tehlikeli gibi görünse de, istatistiklere bakıldığında ise güvenli olduğu söylenebilir. ABD Paraşüt Birliği (USPA) istatistiklerine göre 2013 yılında gökyüzü dalışlarındaki 1000 atlayışta 0,0075 oranda ölüm meydana gelmiştir. Tandem atlayışlarda da bu oran çok daha azdır (1000 atlayışta 0,003). Yani bir insanın üzerine yıldırım düşüp ölme ihtimali serbest paraşütten daha fazladır.


•2012’de Red Bull Stratos projesi kapsamında Felix Baumgartner 127,852 feet ‘ten (38,970 m) atlamış, ses hızını geçip en yüksekten paraşütle atlama rekorunu kırmıştır. 2014’te ise Alan Eustace bu rekoru 135,890 feet’e (41.419 m) yükselterek Felix’in dünya rekorunu elinden almıştır.


Bu yazıyı okuduktan sonra zihniniz allak bullak olmuş olabilir. Hayal alemi denilen uzak ülkeye doğru seyahate de çıkmış olabilirsiniz. Size bir şey söyleyeyim mi? Yaşadığımız Dünya’da gökyüzü olmasaydı, bu dünyanın da işe yarar hiçbir yanı yoktu. Bunu çok iyi biliyorsunuz. Suyun üzerinde gezinen bu kara parçalarında yaşayabiliyorsak, bunun başlıca iki sebebi var. Birincisi her gün en az 1G’lik kuvvetine maruz kaldığımız yerçekimi, diğeri de üstümüzde, bizi kat kat sarıp sarmalayan gökyüzüdür.
Eğer bir gün gökyüzü sizi dansa kaldırırsa, sakın onu reddetmeyin olur mu? Bırakın, dünyadaki en doğal müzik, rüzgar, eşlik etsin size. Kendinizi onun kollarına bırakın ve sizi de kanatlandırmasına müsaade edin.


Melodiniz rüzgardan, kanatlarınız paraşütten olsun!

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği