Thumbnail
  • 15.05.2026

Bu ay değişik bir coğrafyada, farklı bir ülkede; Ürdün’de ve gizemli Lut Gölü’ndeyim. Batısı İsrail, doğusu ise Ürdün’e ait olan Lut Gölü ya da diğer adıyla Ölü Deniz'de. 

Lut Gölü, Batı Şeria, İsrail ve Ürdün arasında kalmış bir sınır hattı gibidir. Göle Kudüs’ten yaklaşık 1 saatlik bir yolculuk sonunda ulaşıyorsunuz. Ben de öyle yaptım. Yolculuk süresince çöllerden geçip en sonunda o muhteşem göle ulaştım. Hep fotoğraflarını görüp hayal ederdim; sonunda hayalime kavuştum.

Lut Gölü, deniz seviyesinden 421 metre aşağıda bulunur. Denildiğine göre yeryüzünün en alçak noktasıdır. Asıl adı ise Bahr-ı Lut’tur. “Ölü Deniz” denmesinin nedeni, çorak bir çevrede bulunması ve yüksek tuz oranı nedeniyle gölde canlı yaşamının olmamasıdır. Gölün derinliği 376 metredir.

Gölün en önemli özelliklerinden biri, tuzluluk oranı bakımından dünyanın en tuzlu üçüncü gölü olmasıdır. (Antarktika’daki Don Juan Gölü %40’ın üzerinde, Asal Gölü %35 ve Lut Gölü %33 tuz oranına sahiptir.) Örneğin Akdeniz’in tuz oranı %3’tür.

Tuz yoğunluğunun bu kadar yüksek olmasının nedeni, Lut Gölü’ne ulaşan Şeria Nehri’nin taşıdığı kimyasal maddeler ve bölgedeki yoğun buharlaşmadır.

Göle girdiğiniz anda yüksek tuzluluk nedeniyle batmazsınız. Bu kadar yolu gidip göle girmeden olmazdı elbette. Ben de bu deneyimi büyük bir şaşkınlıkla yaşadım.

İlginç bir diğer nokta ise gölün tabanının siyah balçık bir çamurla kaplı olmasıdır. Bunun tuz katmanı olduğu söylenmektedir. Göle girerken, suyun göze temas etmemesi konusunda uyarı yapılıyor; çünkü oldukça yakıcıdır.

Bir diğer dikkat çekici özellik ise yüksek tuzluluk nedeniyle boğulma vakalarının neredeyse hiç yaşanmamasıdır. Ayrıca birçok kişi, kas ağrılarına iyi geldiği düşünülen çamur banyoları yapmaktadır.

Lut Gölü’nde bulunan mineraller arasında tuz, magnezyum klorür, sodyum klorür, kalsiyum, potasyum ve sodyum bromür yer almaktadır. Zaman zaman göl yüzeyinde asfalt benzeri maddeler de görüldüğü için gölün bir diğer adı da “Asfalt Gölü”dür.

Lut Gölü’nden mutfak tuzu üretimi yapılmakta; ayrıca çeşitli kremler ve bakım ürünleri de üretilmektedir. Bu yönüyle göl, önemli bir ekonomik kaynak ve kozmetik sektörünün ham madde merkezlerinden biridir.

Gölün hikâyesine gelince; ismini Hz. Lut’tan aldığı söylenir. Lut kavminin yaşadığı Sodom ve Gomore şehirlerinin bu bölgede olduğuna inanılmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de Araf ve Hicr surelerinde bu kavimle ilgili bilgiler yer almaktadır. Kendilerine gönderilen peygambere inanmamaları sonucu, bölgenin sular altında kaldığı rivayet edilmektedir.

Antik çağlardan beri şifalı özellikleriyle bilinen Lut Gölü, aynı zamanda mistik bir yer olarak da kabul edilmektedir. Günümüzde ise küresel iklim değişikliğinin etkisiyle hızla çekilmektedir. Bu duruma dikkat çekmek amacıyla çeşitli uluslararası farkındalık etkinlikleri de düzenlenmektedir.

Bu ay Lut Gölü’ne gittim, gördüm, göle girdim ama yüzemedim. Çok etkilendim, adeta büyülendim. Sonuç olarak; dingin, uçsuz bucaksız bir göl, sonsuz bir çöl, sürekli yüzünüze çarpan sıcak rüzgâr ve nadir görülen küçük palmiye ağaçlarıyla bir rüya yaşadım Ürdün’de.

Mutlaka yolunuz Lut Gölü’ne düşsün, bu deneyimi yaşayın. O zaman bana hak vereceksiniz. En kısa zamanda yeniden gidilecek yerler listeme Lut Gölü’nü şimdiden ekledim.

Önerdiklerimiz

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği