Bekleme Ekranından Çık

Türk havacılık tarihinin önemli isimlerinden Yeşilköy Tayyare Makinist Mektebi Müdürlerinden Avni Okar’ın 1910 ile 1924 yıllarını kapsayan havacılık anıları arasında uçak bakımı ile ilgili önemli ayrıntılar var. 2004 yılında Yapı Kredi Yayınları arasında çıkan Türkiye’de Tayyarecilik adlı kitaptaki uçak bakımı ve teknisyenleriyle ilgili bilgiler ilk dönem havacılığımız içinde uçak teknisyenlerinin ne kadar önemli bir yeri olduğunun da göstergesi.

Avni Okar aslında bir Osmanlı subayı... Balıkesir Sultanisi’nde okurken naklini Harp Okulu’na yaptıran, Çanakkale’de savaşan, 1917 yılında ise “tayyareciliğe” geçen bir subay. Yazdığı anıları okuyunca, meraklı ve donanımlı biri olduğu anlaşılan Avni Okar, bu nedenle olsa gerek, makinistliğe vakıf bir pilot oluyor zamanla…
Yeşilköy Tayyare Makinist Mektebi’nin ilk yöneticilerinden biri olması da bu nedenle mümkün oluyor.
Anılarında zaman zaman uçak bakım ve makinistlerine de yer veren Avni Okar, 1917 öncesi havacılık tarihimizi yazacak tanıkların, kitabı yazdığı 1945’te yaşadığını, ancak “görevin” kendisine verildiği için cesaret ettiğini belirtiyor. Kitabın önsözünde dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Zeki Doğan’ın “Türk tayyareciliğinin tarihçesi yapılacağından bahs ile mesleğin eskilerinden olmak sıfatı ile” Avni Okar’dan bildiklerini yazıp göndermesini istemesiyle kitabın yazıldığı aktarılıyor.

Tayyarecilik bir manevrayla başlıyor…
1910 yılında Trakya’da yapılan bir manevrada alınan sonuçlar değerlendirilirken, tayyare gücünün olması durumunda sonuçların farklı olacağının düşünülmesinin tayyare ihtiyacının fark edilmesine yol açtığını belirtiyor Avni Okar. Bu olayın ardından uçak alınması ve özellikle de tayyareci ve makinist yetiştirilmesi için girişimler başlıyor. Okar o günlerde alınan kararları ve ilk tayyareci ve makinistlerin belirlenmesini şöyle anlatıyor:
“O zaman tayyare satın almak güç değildi. Fakat bunları uçurmak için pilot ve teknisyen elemanlar lazımdı. Binaenaleyh tayyare almazdan evvel tayyareci ve makinist yetiştirmek icap ediyordu. Bu maksatla ordudan gönüllü olarak eşhas aranmış ve Balkan Harbi’nden biraz evvel 1327 (1911) senesinde ilk Türk Tayyareciliği kadrosu teşkil edilmişti.” (s. 9)


İlk uçak teknisyenleri…
Peki, kimdi bu tayyareci ve makinist namzetleri? Yani ilk pilot ve uçak teknisyenlerimiz… Kimdiler ve nasıl bir eğitim almışlardı. O ilk kadronun içinde bizzat yer almasa da birçoğunu tanıyan Avni Okar anlatıyor: “Talipler tayyareci ve makinist olarak iki kısım üzerine tertip edilmiş, kara ordusundan pilot, makinistlik için de deniz ordusundan –mesleklerinin münasebeti dolayısile- deniz makine subayları tercih olunmuştur.
Ve bunlar Fransa ve İngiltere’ye tahsil maksadile gönderilmişlerdir.
İlk giden tayyareciler Fesâ, Salim, Nuri, Fevzi. Fazıl… Makinistlik için giderler de: Fethi, İsmail, Murat, Aziz’dir…” (s. 9-10) Avni Okar, makinistlik eğitimi için gidenlerden Fethi Bey’in “fevkalade kabiliyeti ve hevesi” ile pilotluğu
da öğrendiğini ve daha sonra Kahire seyahatindeki şehadetine kadar hep pilotluk yaptığını da belirtir. Yani İsmail, Murat ve Aziz isimli subayların Türkiye’nin ilk uçak makinistleri olduğu anlaşılıyor.

Esir makinistler…
Avni Okar’ın anılarında ilginç bir nokta da Ruslar tarafından esir edilen pilot ve uçak teknisyenleri. Okar Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra Fransa ve İngiltere’den tayyare almanın imkânının kalmadığını sadece Almanya’dan alınabildiğini belirtiyor. Eldeki tayyarelerin de pilot ve teknisyenleriyle birlikte Ruslar tarafından esir alınmasıyla kullanılamadığını anlatıyor:
“Birinci Umumi Harp başlamazdan evvel satın alınan üç beş tayyare ile tayyareci Sâlim İlkuçan ve Fesâ Beyler komutasında bir tayyare müfrezesi Kafkasya’ya gönderilmek üzere İstanbul’dan Bezmiâlem vapuruna irkâp edilmiş ise de Boğaz’dan çıktıktan birkaç mil ötede Rus Donanması tarafından vapur yakalanarak batırılmış ve denize dökülen tayyareciler de makinistler ile beraber Ruslar tarafından esir edilerek Harbi Umumi nihayetine kadar Sâlim ve Fesâ Beyler Rusya’da (Sibirya) esir kalmışlardır.” (s. 15)

Tayyare Mektebi ve malzeme deposu…
Avni Okar tayyare tamir ve bakım işlerinin yapıldığı ilk yerlerle ilgili de bilgiler veriyor. Yeşilköy Safraköy’de kurulu Tayyare Mektebi’nin ilk uçak teknisyenlerinin çalışma mekanı olduğunu belirtiyor: “Günden güne Türk Ordusu havacılığının kadrosu büyümeye başlamış ve Umum Mektep Müdürlüğü 1331 (1915) senesi Karargâhı Umumi’nin onüçüncü şubesini teşkil etmek üzere Beyoğlu’nda Afrika Hanı’na nakledilmiş ve namı da Kuvayı Havaiye Müfettişliği’ne inkılap etmiştir. Safraköy’deki mektep de sırf talimü terbiye ve ikmal-tamir işleri ile meşgul olmak üzere yine Tayyare Mektebi Müdürlüğü unvanını almıştır.” (s. 16) Tayyare yedek parça ve malzemelerinin bulunduğu depolar ise iki farklı noktadaydı:

“1333 senesinde doğrudan doğruya Kuvayı Havaiye Müfettişliği emrinde olmak üzere Yeşilköy İstasyonu’nun hemen yanında ve şimdiki tayyare müfrezesi ve Hava Yolları’nın bulunduğu mahalde Umum Kuvayı Havaiye Deposu teşekkül etmişti. Türkiye’den ve Almanya’dan satın alınan malzeme evvelâ bu depoya gelir ve buradan Tayyare Mektebi’nin ihtiyacı temin olunduğu gibi cephede bulunan bütün birliklerin ihtiyaçları da yine bu depo vasıtasıyla yapılırdı. Bu deponun bürosu Galata tarafında ve Rıhtım Hanı’nın alt katında idi. Ufak ve kıymetli malzemeler orada raflara yerleştirilmiş, büyük malzeme (komple kanat, istabilize, yedek motorlar…) ve akaryakıtlar ise Yeşilköy Ana Deposu’nda idiler.” (s. 17)

Gelecek sayıda, Tayyare İstasyon Komutanlığı Tamir İstasyonları, Makinist Kuvveti, Makinistleri Yetiştiren Ecnebiler, İşgal İstanbul’unda Tayyare İstasyonu’na Yer Aranıyor…

AVNİ OKAR KİMDİR?

Avni Okar’ın Türkiye’de Tayyarecilik 1910-1924 adlı kitabının başındaki biyografisi onun Türk havacılık tarihi açısından öneminin bir göstergesi:
“Avni Okar 1895 yılında Selanik’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini İskeçe’de tamamladı. Liseye Selanik’te
başladı; Balkan Savaşı’nın çıkması üzerine Balıkesir Sultanisi’nde öğrenimini sürdürürken, naklini Harp Okulu’na yaptırdı. Piyade subayı olarak İkinci Tümen Birinci Piyade Alayı ile Çanakkale’de Anafartalar Kireçtepe muharebelerine iştirak etti. Yaralandı.
Daha sonra aynı tümenle Irak’ta Irak muharebelerine ve İran Harekâtı’na katıldı. Irak’tayken, 1917 yılında tayyareci olmak için başvurdu, eğitim gördü. Birinci Dünya Harbi bitimine kadar çeşitli tayyare bölüklerinde bulunduktan sonra, İstiklâl Harbi sırasında Garp Cephesi Tayyare Bölüğü’ne katıldı. Sakarya Murahebeleri’nde Garp Cephesi Tayyare İrtibat Subaylığı’na getirildi. İzmir’in kurtuluşu ve Mudanya Konferansı’ndan sonra İzmir
Seydiköy Hava Okulu müdür muavinliği ve uçuş amirliği, Diyarbakır Birinci Tayyare Bölüğü komutanlığı, Yeşilköy Tayyare Makinist Mektebi müdür muavinliği ve daha sonra müdürlüğü görevlerinde bulundu. Hava Müsteşarlığı İkinci Şube müdürlüğü yaparken 1934 yılında Fransa’ya tayyare ve motor fabrikalarında araştırmalar yapmaya gönderildi.
1935’te Kayseri Tayyare Fabrikası müdürlüğüne tayin edildi ve 1949’a kadar bu görevde kaldı. Aynı yıl, Hava Kuvvetleri Ordonat Dairesi Başkanlığı’na getirildi. 1950’de kendi isteği ile, Albay rütbesi ile emekli oldu. 19 Eylül 1962’de Türk-İnter Makinaları Anonim Ortaklığı Adana Şube Müdürlüğü görevinde bulunurken İzmir’de vefat etti ve İzmir Hava Şehitliği’ne defnedildi.”

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği