Günümüzün büyük havaalanları, birçok farklı ülkeden ve kültürden insanları bir arada görebileceğimiz küresel aktarma merkezlerine dönüşmüş durumda. Yolcu olarak farklı milletlerden insanlara hizmet verilmesi gerektiği gibi, havacılığın çalışma ortamı da uluslararası ve çok kültürlü. Birçok durumda farklı kültürlerden ve milletlerden çalışanların birlikte süreçleri yönetmeleri söz konusu. Havacılıkta bizim işimiz insana, insanla hizmet etmek. Dolayısıyla “insan faktörü”, hizmeti hem alan, hem de veren açısından her zaman için kritik önemde. Toplumların ve bireylerin kültürü olduğu gibi, grupların ve örgütlerin de kültürleri var. Yönetim biliminde, örgütlerde bireyin, kendi kültüründen bağımsız düşünülmesi mümkün değil. Havacılık gibi uluslararası bir alanda ise, farklı kültürlerin hem bireylerin hem de örgütlerin kültürüne etkisi çok daha belirgin olabiliyor. Bundan dolayı da kültürlerarası farklılıkların bilinmesi ve buna uygun davranılması, günümüz iş dünyasının pek çok alanında olduğu gibi havacılıkta da temel gerekliliklerden biri.

 

Türk Dil Kurumu kültürü, “tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü” olarak tanımlıyor. Hofstede’e göre ise kültür, “insan topluluklarını birbirinden ayıran zihinsel programlar” şeklinde tanımlanır. Geert Hofstede, kültürlerarası ilişkiler ve kültürel dinamikleri inceleyen bir sosyal psikolog. Onun, uzun yıllar süren ve değişik milletlerden çok sayıda kişiyi kapsayan araştırmalarına göre ulusal kültürler, temel bazı değişkenlere göre anlamlı biçimde ayırt edilebilirler. Hofstede, bunu önce dört boyut olarak ortaya koymuş, sonrasında beşinci ve Michael Minkov’un araştırmalarıyla altıncı boyutun eklenmesiyle Kültürel Boyutlar Teorisi, son halini almış. Bu boyutlar güç aralığı, bireysellik - kolektivizm, erillik - dişilik, belirsizlikten kaçınma, uzun dönem odaklılık ve heveslilik - kısıtlılık şeklinde olup; Hofstede’e göre ulusal kültürler bu ölçeklerde bir uca yakınlıklarına ya da uzaklıklarına göre yer alırlar. Bu ulusal kültür boyutları, örgütlerin ve bireylerin kültürlerinde de belirleyici rol oynar. Konu çok ayrıntılı, araştırmak isteyenler bu konuda çok sayıda yayın bulabilirler. Ancak kısaca belirtmek gerekirse, bu teoriye göre yapılan araştırmalara göre Türk kültürü, güç mesafesi yüksek, otoritenin hâkim olduğu kültürler arasındadır. Kolektivisttir, görüş birliği ve mazlumlara şefkat değerlidir ve teşvik edilir. “Ben” kavramının tercih edildiği eril toplumlar yerine “biz” kavramı önemlidir, kişiler çeşitli gruplara aidiyet duyarlar (aileler, gruplar, aşiretler, dernekler). Grupta olmak, grup içi uyumu korumak önemlidir ve genellikle grup içi çatışmalardan kaçınılır. Bu özellikleri nedeniyle de bizim kültürümüz dişildir. Bundan dolayı da bir Avrupalının ya da Amerikalının bireysellik anlayışı ile bizim anlayışımız oldukça farklıdır. Ancak bunlara bakarak bir kültürü “iyi” ya da “kötü” olarak değerlendirmek doğru olmayacaktır. Başka kültürler ve uluslar hakkında belli yargılarda bulunurken bu kültürü kendi bağlamında değerlendirmek önemlidir.

 

Bu konularda bilimsel söz söyleyebilmek için ise, elbette ki alana ve o topluma özgü uygulamalı araştırmalar yapılması ve sonuçlarının ortaya konulması gerekir. Havacılığa ve kültüre dair araştırma sonuçlarını elde etme amacıyla başlanan girişimlerden biri de, bir Avrupa Birliği Projesi olan IMPACT Projesi. UFUK 2020 (HORIZON 2020) PROGRAMI kapsamında AB fonlarınca desteklenen IMPACT Projesi (Impact of Cultural aspects in the management of emergencies in public Transport), ulaştırma terminallerinde kültür ile risk algılama ve acil durum yönetimi arasındaki ilişkiyi araştırmakta. Birçok emniyet ve güvenlik olayının ulaştırma terminallerinde kalabalık, genellikle çok uluslu bir çevrede gerçekleştiği düşünüldüğünde, proje kapsamında bu konuları kültür çerçevesinde ele almanın önemi daha da açık hale gelmekte. Proje ile demiryolu, liman ve havaalanları için uygulamalı çalışmalar yaparak otorite ve karar alıcılara acil durumların yönetiminde kültürlerarası farklılıkların da değişken olarak ele alındığı tavsiyelerin sunulması hedeflenmekte.

 

Projede Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nden iki öğretim üyesi olarak Hava Trafik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Uğur Turhan’la birlikte Anadolu Üniversitesi’ni temsil etmekteyiz. Bu kapsamda altı farklı ülkeden, sekiz kuruluştan gelen ve değerli hocamız Prof. Dr. Michael Minkov’un da aralarında bulunduğu değişik disiplinlerden araştırmacılarla birlikte çalışmaktayız. Projeye Anadolu Üniversitesi, biz öğretim üyelerine ek olarak, işletimindeki Hasan Polatkan Havalimanı ve personeli ile de katkıda bulunmakta. IMPACT, Anadolu Üniversitesi ile birlikte Eskişehir ilini ve ülkemizi temsil etmesi açısından da ayrıca önemli. Geçtiğimiz aylarda Antalya Havalimanı İç ve Dış Hatlar terminallerinde de güvenlik personeli ile yerli ve yabancı yolculara da bu kapsamda anketler uygulanmış durumda. Ayrıca proje toplantılarımıza ek olarak, belli aralıklarla uluslararası paydaş toplantıları düzenleyerek ülkemizden de paydaşların katılımıyla görüş alışverişinde bulunuyoruz.

 

IMPACT Projesi, uzun soluklu bir proje, araştırmalarımıza devam etmekteyiz. Proje ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.impact-csa.eu/ internet adresinden ulaşılabilir. Proje ile özellikle havaalanlarımızda farklı kültürlerden yolcularla ilgili acil durum yönetimi konusunda değerli sonuçlar elde etmeyi umuyor; içinde bulunduğumuz ortamda havaalanlarımızdaki güvenlik ve emniyeti geliştirmek üzere tüm sektörümüzün görüş ve önerilerini, desteğini bekliyoruz.

 

Amacımız ülke olarak, sektör olarak birlikte daha iyiye gidebilmek.

Önerdiklerimiz

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği