Thumbnail
  • 15.01.2026

UTED’in Kıymetli Üyeleri ve Havacılık Gönüllüleri;

2026 yılına, havacılığın sadece büyüme rakamlarıyla değil, temelden bir kabuk değişimiyle anılacağı yeni bir dönemin şafağında giriyoruz. Havacılık endüstrisi, teknolojik bir sıçramanın tam merkezinde yer alırken, değişmeyen tek bir gerçek var: Uçaklar ne kadar akıllı, sistemler ne kadar otonom olursa olsun; o uçağı güvenle gökyüzüne gönderen son dokunuş, yine bir teknisyenin titizliği ve sorumluluk bilincidir.

2025, bakım kavramının fiziksel müdahalenin ötesine geçtiği bir milat oldu. Hangarlarımızda artık Yapay Zekâ Destekli Öngörücü Bakım (Predictive Maintenance) sistemlerinin dijital ayak seslerini duyuyoruz. Bugün bir teknisyen, elindeki tork anahtarının yanına dijital veri analizi yetkinliğini de eklemek zorundadır. UTED olarak vizyonumuz net: Bu dijital dönüşümde hiçbir üyemizin geride kalmaması için eğitim ve sertifikasyon süreçlerimizi bu yeni paradigmaya göre şekillendiriyoruz.

Sektörün en büyük yarası olan personel eksikliği, mevcut teknisyenlerimizin üzerindeki iş yükünü her geçen gün artırıyor. 2026 yılında en büyük önceliğimiz Yorgunluk Riski Yönetim Sistemleri (FRMS) olacaktır. Şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir: Yorgun bir teknisyen, emniyet zincirindeki en zayıf halkadır. Şirketlerden beklentimiz, FRMS’i sadece kâğıt üzerinde bir prosedür olarak değil, bir kurum kültürü olarak benimsemeleridir. Vardiya düzenlemeleri, dinlenme süreleri ve insan faktörü analizleri, operasyonel kâr risklerinin önünde tutulmalıdır. Bizler, gökyüzündeki emniyetin teminatıyız; bu teminatın yorgunlukla riske atılmaması için hep birlikte çalışmalıyız.

Derneğimizin kuruluş amacı ve tüzüğü gereği, şirketlerin maaş politikaları ya da sendikal süreçler bizim konumuz değildir. Bununla birlikte, işin özüne odaklandığımızda artan yaşam maliyetleri ve küresel ölçekte yaşanan kalifiye personel göçü, teknisyen maaşlarının “stratejik personel” statüsüne uygun seviyelere çekilmesini bir tercih değil, zorunluluk kılmıştır. Türk teknisyenini ülkemizde tutmanın yolu, sadece aidiyet duygusuna güvenmek değil, emeğinin tam karşılığını vermektir.

2026 zam oranları ve ödeme politikaları, sadece enflasyonu ezmekle kalmamalı; mesleğimizin taşıdığı riski ve devasa sorumluluğu da ödüllendirmelidir. Özellikle yabancı şirketlerin sunduğu eğitim yardımı gibi ek sosyal haklar, yetişmiş insan kaynağımızı cezbetmektedir. Buradan sektöre bir çağrıda bulunuyorum: Sektörel bir bütünlük sağlayarak, eğitim kurumlarıyla stratejik anlaşmalar yapıp teknisyenlerimizin çocuklarına eğitim desteği sunamaz mıyız? Yerli firmalarımızın bu tür inovatif sosyal yardımlarla rekabet gücünü artırması, hem teknisyenlerimiz hem de firmalarımız için faydalı olacaktır.

Değerli Meslektaşlarım,

Hangarlarda dökülen her damla alın terinin, harcanan çabanın, verilen emeğin ve ödenen bedelin arkasındaki o ağır sorumluluğun farkındayız. 2026 yılında da UTED olarak her adımda yanınızda olmaya devam edeceğiz. Yeni yılın hepimize sağlıklı, emniyetli ve emeğimizin hak ettiği değeri bulduğu bir dönem getirmesini diliyorum.

Emniyetli uçuşlar, huzurlu mesailer.

Önerdiklerimiz

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği